10 Kasım 2014 Pazartesi

2015'e Ne Kadar Hazırız?

2015'e Ne Kadar Hazırız?




Gun gectikce 2015'e daha da yaklasiyoruz, bizim icin onemi buyuk olan bu yil tarihin tekrar yazilacagi bir yil olabilir. Zira 1984 adli romaninda George Orwell'in dedigi gibi “Gecmisi kontrol edenler gelecegi kontrol ederler, bugunu kontrol edenler gecmisi kontrol ederler”

George Orwell'in 1984'unden

24 Nisan 2015 Ermeni olaylarinin 100. yili. Konu hakkinda cok farkli gorusler var ancak tanitim ve lobicilik faaliyetleri insanlarin olay algisinda 1915’te gercekte ne oldugundan daha belirleyici oluyor. Sonucta dunyadaki 7.1 milyar insanin birincil onceligi Ermeni meselesi degil ve bu insanlar kendilerini cok da ilgilendirmeyen bu gibi bir konuda sadece kulak doldunluguyla ya da onlara anlatilanlarla yetiniyorlar.

Biz Turkler olarak konunun muhimmiyetini esgecip diger 7.1 milyon gibi baktik bu olaya ve gorunen o ki hala da oyle bakiyoruz. “Ermenistan abi ufacik ulke zaten nolcak?” “Sanki soykirim yaptik, soykirim yapsaydik bir tanesi bile yasamazdi  bugun” ya da Suleyman Demirel’in dedigi gibi “Dun dundur bugun bugundur” diyen cok insan var bugun ulkemizde. Bunlar kisaca “Bana ne ya koskoca ulkede bir tek ben mi kaldim bu konuyla ugrasacak” demekten farksiz. Turkiye 3 milyon 200 bin kisilik Ermenistan’nin 26 kati buyugunde yuzolcumune sahip. Ermenistan ile karsilastirinca evet Turkiye buyuk bir ulke hem yuzolcumu hem de nufusu muazzam. Peki 76 milyon kendilerini dogrudan ilgilendiren bir konuda ne kadar bilgili? Halkimiz bu konu hakkinda gazeteler ya da tevelizyonlarin sundugundan fazla ne ogrendi de kendine ozgu bir gorus olusturdu? Peki yabanci dil bilen biz gencler naptik bu konuda? Yurtdisinda tanistigimiz Ermeniler bize bu konuyu dunyanin binbir tarafindan gelen akranlarimizla oturdugumuz yemek masasinda actiklarinda biz hep sustuk ya da konuyu degistirdik. Bunu yapmamizin nedenini de hosgorulu olmamiza verdik, sonucta biz tartisma istemiyorduk. Suskun kalmamizin nedeni kismen kirginlik istememizdi, kismense konusamamamiz tezimizi aciklayamamizdi cunku konu hakkinda yeteri kadar bilgi sahibi degildik. Konuyla ilgili gerekli yazilari hep istememize ragmen bir sekilde zaman bulup da okuyamamistik ve boylece hosgorulugun buyuklugune birakmistik vicdanimizi ve tarihi gercekleri.

Peki ya hosgoru gosterdigimiz Ermeniler ne yaptilar? Her tanistigi yabanciya tezlerini anlatmaya calistilar, lobi yaptilar ve boylece kendilerini tanittilar. Ve hic durmadan canla basla, Amerika’da Avrupa’da Uzak Dogu’da Okyanusya’da.

Bunca yildir dunyanin lider ulkelerinin siyasetcilerinin, karar alicilarinin aklini celen, onlari kendi taraflarina ceken Ermeni lobisi tek tarih tezleri olan Ermeni Olaylarini kullanarak kendilerini tum dunyaya tanitmaya calisiyorlar. Siyasi alanda Ermeniler buyuk basarilara ulastilar. Su an dunyada 21 ulke olaylari Soykirim olarak degerlendiriyor ve taniyor. Liste soyle:

1. Arjantin
12. Holllanda
2. Belcika
13. Polonya
3. Kanada
14. Rusya
4. Sili
15. Slovakya
5. Guney Kibris
16. Isvec
6. Fransa
17. Isvicre
7. Almanya
18. ABD
8. Yunanistan
19. Uruguay
9. Italya
20. Vatican Sehri
10. Lubnan
21. Venezuella
11. Litvanya

Kaynak: Ingilizce Wikipedia


Neden Sili kendini hic ilgilendirmeyen bir konuda fikir bildirir ya da nufusu 900 olan Vatikan sehri zamanini harcayip itilafli bir konuda taraf olmayi secer ? Lobilicigin etkinligi herhalde tum bunlari anlamak icin yeterli.

Bunlar olaylarin devlet tarafi peki bireyleri nasil etkileyebilirsiniz?

Soyle buyuk bir ses getirecek bir Hollywood filmi yeterli olur mu? Oyuncu kadrosuna Al Pacino, Leonardo DiCaprio, William Fichtner, Tom Wilkinson, Paul Giamatti, Armand Assanti gibi dunyaca bilinen kisileri koyarsaniz peki? *

1978 de vizyona giren ABD menseeli Geceyarisi Ekspresi (Midnight Express ) filminin yabancilarda olusturdugu o korkunc Turkiye onyargisini ulkece daha yeni yeni silmeyi basarirken yeni bir ekspres kim bilir bizlere kac yila mal olur. Malum biz yillarca Turkiye’nin turizmini, bilinirligini arttirmaya calisiyoruz bir film ekspres olarak geliyor ve tum bunlari alip goturuyor.

1978'de vizyona giren Gece yarısı Ekspresi Türkiye'ye karşı buyuk ön yargılara neden olmuştu

Yuzolcumu Turkiye’nin 26da 1i, nufusu 25 misli daha az olan bir ulke bize ne kadar sorun cikarabilir diye dusunenler icin ileriye bugunden bakarak gelecek hakkinda biraz olsun tahmin yurutmelerini oneriyorum. Biz ne kadar tartisma istemeyip sussak da Ermeni lobisi tikir tikir islemeye devam edecek. Her Turk’un yurtdisinda belirli ulkelerde maruz kaldigi asagilanma ve katil ulkenin vatandasi olma imaji tum dunyaya yayilacak ta ki biz okuyup arastirip kendi tezlerimizin dogrulugunu kanitlayacak tanitim ve lobi faaliyetlerini yapana kadar. Devletin yapacaklari onemli ancak birey olarak da yasadigimiz ulkeye karsi sorumluluklarimiz var yani “Her seyi devletten beklemek” yerine bu konuda biraz da bizim efor sarfetmemiz lazim. Cunku konu bize alakasiz bir konu degil, aksine direk bizi ilgilendiren, gelecegimizi sekillendirebilecek bir mevzu.Insan Haklari Evrensel Bildirgesi’nin 1. Maddesinde birey olarak herkesin esit yasamaya hakki vardir denilir. Insanlarin kafalarindaki onyargiriyla tanidigi bir ulkenin vatandasi olmamak ve  diger tum insanlarla beraber esit olarak yasamak icin bize karsi gelecek onyargilari savusturacak ve onlari gerceklikle yenecek bilgi gucumuzun olmasi gerekiyor.




FİLM HAKKINDA:



24 Nisan’da çıkacak olan film GENEX ismini taşıyor ve  “genetic extermination” kelimelerinin kısaltmasından oluşuyor Türkcesi genetik imha anlamına geliyor. Filmin tanıtım faaliyetleri filmin internet sitesinde, IMDB, twitter, facebook gibi tüm soysal mecralarda devam ediyor.

 
Hollywood yıldızlarını bir araya getirecek Türkiye karşıtı film 24 Nisan 2015' te vizyona giriyor.

Eğer thegenex.com’a girerseniz güvenilirliğine inanılmayan ama Ermeniler tarafından sıkça kullanılan bir Adolf Hitler sözünü göreceksiniz. Sayfada ilerlediğinizde Ermenilerin farklı tezlerine ulaşmanız da mümkun.

Ermeniler olayların geçtigi yeri ve yılı Osmanlı İmparatorluğu,  1915-1923 diye belirtmişler. Yani bu Türkiye Cumhuriyeti’nin işi değil diyenler için bizim bildiğimiz tek yıl tek gün (24 Nisan 1915) tezinin aksine Ermeniler olayları 9 yıllık bir süreye yaymışlar. Anadolu 23 Nisan 1920’den beri Meclis (Ankara Hükümeti) ve Osmanlı İmparatorluğu ile yönetilse de hilafetin 1 Kasım 1922’de kaldırılmasıyla ülke tek bir yönetim çatısı altında birleştirilmiştir. Oluşturulan Ermeni teziyle tarih itibariyle bu surecin içine Türkiye Cumhuriyeti de katılmıştır.

Tarih kitaplarında hep geçen bir 3T vardır. Tanıma, tazminat, toprak. Ermeniler hala birinci safhadalar ancak bu kısmı aştıktan sonra gerisinin geleceğine şüphe yok. Bu sebeple doğru tezler üreterek, bilgimizle ve sabrımızla Ermenilerin canla başla uğraştıkları lobilicik faaliyetlerine karşı bizler de aynı özveriyle çalışmalıyız.

NOT: Yazıyı Amerika'da Türkçe klavye olmadan yazdım. Bir kısmını düzelttim ancak tüm metni düzeltmenin uzun bir zaman alacağını düşünüp öylece bıraktım. Bu yüzden kusuruma bakmayın.

 

 KAYNAKÇA:

Wikipedia. Erisim tarihi 10 Kasim 2014. http://en.wikipedia.org/wiki/Armenian_Genocide_recognition
Insan Haklar Evrensel Bildirgesi. Erisim tarihi 10 Kasim 2014. http://www.meb.gov.tr/belirligunler/insan_haklari/bildirge.htm
* Erisim tarihi 10 Kasim 2014. http://www.armenianow.com/arts_and_culture/43388/armenia_genocide_2015_genex_film

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder